Kalp Krizi Esnasında Neler Yapılmalıdır?

KALP KRİZİ ESNASINDA NELER YAPILMALIDIR?

Sakin bir şekilde panik yapmadan fazla hareket etmeden ambulansı aramak ve adresi doğru bir şekilde verdikten sonra bir yakınınızı veya komşunuzu çağırmak ve efor sarfetmeden ambulansı beklemek faydalı olur. Böyle bir durumda bünyesinde kalp krizine müdahale edebilecek donanımı olan en yakın sağlık merkezine hastalarımızın nakledilmesi gerekiyor. Bünyesinde anjiyo salonu olmayan bir merkeze hastanın nakledilmesi altın değerindeki vakit kaybı demektir. Kalp krizinde ilk 2 saat çok kıymetlidir çünkü demin söylediğim kalp krizi olduğu zaman kalp dokusu canlılığını kaybettiği için bu ilk 2 saatte hasarı azaltmak için ne kadar erken müdahale edersek kurtarabildiğimiz alanda o kadar fazla oluyor. Peki ne yapabiliriz? Bu esnada belki bir Aspirin içirmenin faydası olabilir. 2 tane aspirinin hiçbir zararı yok üst üste alabilirsiniz ama dediğim gibi en yakın sağlık merkezine ulaşmanız sizin için hayatidir. Üst üste kontrolsüz bir şekilde tansiyon düşürücü ilaç almakta ölümcül olabilir, tansiyon kontrolü yapmadan bu tür ilaçlar alınmamalıdır.

KALP KRİZİ  SONRASI GÖRÜLEN KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?

Kalp krizi ile birlikte başka ciddi komplikasyonlar neler olabilir işte bizim transmural enfarktüs dediğimiz kalp kasının bütün katmanlarının hasar gördüğü durumlarda çok kritik hayati ölümcül komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Nedir bunlar?

  1. Bunlardan birisi bizim interventriküler septum dediğimiz her iki karıncığın arasında bulunan duvarda delik meydana gelebiliyor. Yani bizim doğumsal kalp hastalıklarında gördüğümüz delik, enfarktüs sonrası ilk 24 saatte genellikle oluşabiliyor ve hasta da ciddi akciğer ödemi ile nefes almada çok ciddi problemler ve şok tablosu, düşük tansiyon ortaya çıkabiliyor. Bunun İlla da ilk 24 saatte olması gerekmiyor genelde kriz sonrası 3 ile 5. günler arasında bu komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Bu konuda hem hastalarımızın hem de doktorlarımızın çok dikkatli ve uyanık olmaları gerekiyor. Demek ki kalp krizinden sonraki ilk 24 saatten sonra ciddi nefes darlığı ve düşük tansiyon yani şoka giden tablo çok önemli bir şekilde ciddi bir şekilde irdelenmesi gerekiyor.
  2. Diğer ikinci önemli komplikasyon mitral kapakta ciddi yetmezlik olabiliyor yine bu da krizden sonraki günlerde bir haftaya kadar ortaya çıkabiliyor. Kalp kasındaki özellikle bizim mitral kapağı tutan papiller adelelerdeki enfaktüsler sonucu yırtılmalar veya oradaki Mitral kapağı destekleyen kordalarda kopmalar olduğu zaman çok ciddi mitral kapak yetmezliği ile hastalarda yine akciğer ödemi ve ciddi nefes darlığı gelişebiliyor. Ventükülün aşırı derecede genişlemesi ve ciddi kalp yetersizliğinde de Mitral kapak yetmezliği ortaya çıkabiliyor Burada da tabii tanı araçları çok önemli rol oynuyor. Bizim ekokardiyografi dediğimiz cihaz bu komplikasyonun ayrıca tanısında altın standarttır.
  3. Bunun dışındaki önemli bir komplikasyon da serbest duvar rüptürü dediğimiz gerçekten çok ani seyreden ve ölümcül bir komplikasyon. Tabi hastalarımızın çoğuna ülkemizde erken bir şekilde kateter salonuna alınıp stentleme veya balonlama işlemi yapıldığı için bu komplikasyon son zamanlarda giderek azaldı. Buradaki en önemli sorun serbest duvar rüptürü ile kanın perikart boğuştuğuna yani kalp boşluğuna dolarak kalbin tamamen hareketsiz kalması ve tansiyonun çok düşük düzeylere inmesidir. Burada mutlaka acil bir cerrahi girişimin yapılması gerekiyor. Mitral kapak yetmezliğinde, serbest duvar rüptüründe ve ventriküler septumdakil defekt yani delik gibi komplikasyonlarda tanı konar konmaz mutlaka acil cerrahi girişim yapılması gerekiyor. Bunların ilaçla veya stentle tedavisi mümkün değil. Bazen bu kalpteki oluşan deliği kardiyologlar özel cihazlarla kapatabiliyorlar. Fakat onların sonuçları da cerrahi kadar maalesef iyi değ
  4. Son komplikasyon da ventritükül anevrizmaları. Kalp kasındaki tüm katların zarar görmesi sonucu karıncık duvarında gelişen baloncuklaşmaya yani serbest duvarda sol ventrikül anevrizmalarında da mutlaka cerrahi girişim yapılmasında fayda var. Çünkü sol ventrikül fonksiyonunu giderek bozan bir komplikasyondur ve ölümcül ritim problemleri de eşlik edebilmektedir. Bu hastalarımızda baloncuklaşan bölgeyi açık kalp ameliyatı ile çıkarıp eş zamanlı olarak baypas ameliyatı ile birlikte gerçekten yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz.

Kalp Krizinin Belirtileri Nelerdir?

kalp krizi belirtileri nelerdir

KALP KRİZİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Herhangi bir şekilde kalbimizi besleyen atardamarlarda ani tıkanıklık veya daralma kritik seviye geldiği zaman ki  bu genelde %70 ve üzeridir, krizin belirtileri başlıyor nedir bunlar? Hepinizin çok iyi bildiği göğüs ağrısı ama bu ağrı hareket etmekle üzerine dokunmakla, basmakla artan veya azalan geçen bir ağrı değil yani eklem ağrısı kas ağrısı değil. Bu baskı tarzında insanın üzerine bir ağırlık oturmuş gibi bir baskı tarzında olabiliyor veya yanma tarzında olabiliyor veya hiçbir şekilde şeker hastalarında olduğu gibi belirti vermeden sessiz bir şekilde enfarktüs geçirebiliyor hasta.

Peki, bu ağrı ne kadar sürüyor bu baskı ve yanma tarzındaki ağrılar genellikle 3-5 dakika sürüyor. 3 dakikanın altında olmuyor. 10-15 dakikaya bazen yarım saate kadar uzayabiliyor ve bu ağrılar dinlenmekle istirahatle veya kalbin damarları genişletici ilaçlarla toparlayabiliyor geçebiliyor. Hastalarımızın sol kolunun iç kısmına avuç içinden omuzuna kadar boylu boyunca, sırtına, çenesine, boynuna mide bölgesine, anlattığım tarzda ağrılar yayılabiliyor. Sadece göğüs bölgesinde olmuyor bu ağrılar veya aynı anda birçok bölgede olabiliyor veya tek bir bölgede özellikle sol kolun iç tarafına yayılan uzanan en çok görülen ağrılar şeklinde olabiliyor. Yani kişisel farklılıklar olabiliyor ağrının lokasyonu ve formu ile ilgili. Peki, bunun dışında ne olabiliyor? Kalp krizi esnasında hastalarımızda mide bulantısı kusma terleme ve nefes darlığı gelişebiliyor. İşte böyle bir durumda sessiz enfarktüs dediğimiz yani şeker hastalarının kalp krizi nasıl belirti veriyor? İşte göğüs ağrısı olmadan nefes darlığı terleme bulantı ve kusma halinde ve tansiyon düşüklüğü eşlik ettiği durumlarda hastalarımızın ve yakınlarının çok bilinçli ve uyanık olması gerekiyor. Bütün bunlara ölümcül ritim problemleri ve çarpıntılar da eşlik edebilir.

Kalp Krizine Götüren Risk Faktörleri Nelerdir?

Sevgili dostlar selamlar

Yeni bir konu ile yine birlikteyiz. Bugünkü konumuz kalp krizi ve kalp krizinin komplikasyonları.  Çok ciddi komplikasyonları var kalp krizinin. Neden 2 hafta boyunca bu konuyla ilgili bu konunun üstünde durduğuma gelince biliyorsunuz covid salgını nedeni ile şimdiye kadar ülkemizde 8 binin üzerinde bir vefat var, ölüm var ve bu sayı giderek artıyor fakat benim üzerinde ısrarla vurguladığım belirttiğim konu kalp krizi kaynaklı ölümler corona’nın nerdeyse 10 katı. Kabaca ülkemizde her sene 500 bin vefat oluyor, can kaybı oluyor bu 500 binin yüzde 40 yani 200 bin kadar vefat dolaşım sistemi kaynaklı yani kalpteki bir pıhtının beyine atıp felç geçirmesi veya beynimizdeki damarlardaki doğumsal kaynaklı nedenlerle felç geçirmesi sonucu veya böbrek damarlarındaki rahatsızlıklar nedeni ile hastalarımız kaybediliyor ve bu 200 binin de yaklaşık yüzde 40’ı nerdeyse 80 bin 90 bin kadar ölümde maalesef kalp krizi sonrası gerçekleşiyor, evet neden gerçekleşiyor bu ölümler, önlenebilir mi ?

KALP KRİZİNE GÖTÜREN RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Evet neden gerçekleşiyor bu ölümler ? Maalesef ülkemizdeki en büyük neden sigara içiciliği tütün bağımlılığı. Sadece sigara olarak bakmayın işte purosundan piposuna kadar kahvelerdeki tütün kullanımına kadar nargilesine kadar etken olabiliyor. O nedenle Elimizde olan en azından risk faktörlerini azaltabilirsek bu 80- 90.000 ölümü de azaltabiliriz. Bakın covid nedeniyle 10-15 bin ölüm bekleniyor 1 senede ama kalp krizi nedeniyle kaybettiğimiz canlar bunun 10 katı neredeyse, yüzbinleri konuşuyoruz. Dünyada en çok öldüren hastalık maalesef kalp ve dolaşım sistemi kaynaklı hastalıklar ve kanseri geçmiş durumda. Kalp krizinin nedenleri ise söylediğimiz sigara bağımlılığı sigara içiciliği bu önlenebilir bir risk faktörü ikincisi şeker hastalığı yine bu da kontrol altına alınabilir, 150 miligram desilitrenin  mutlaka altında tutulması gerekiyor şekerin. Üçüncü bir neden yüksek kolesterol dördüncü neden tansiyon hastalığı bir başka neden de statik bir hayat yani durağan bir hayat yani hayat tarzımızı mutlaka durağandan hareketli bir forma sokmamız gerekiyor. Bunun için ne yapacağız, en az haftada 3 kez yapabildiğimiz kadar dışarı çıkıp açık havada egzersiz yapacağız, yürüyeceğiz. Böyle bir imkanım yok diyenlere pratik bir bilgi vereyim varsa her gün arabanızı kendiniz yıkayın, yeterli egzersiz yapmış olursunuz.

Risk faktörlerini saydık, önleyebileceğimiz kontrol altına alabileceğimiz risk faktörlerinin sonuncusu stres faktörü. Stresle mücadele biraz ruh sağlığını da ilgilendiriyor ve etkiliyor o nedenle profesyonel bir desteğin faydası olur zararı olmaz. Bir de hiçbir şekilde kontrol altına alamayacağımız ailevi, genetik risk faktörü var ki buna müdahale edemiyoruz. Bu alın yazısı dediğimiz hadise. Peki şimdi kalp krizi nasıl oluşuyor? Biraz da bundan bahsedelim. Vücuttaki diğer organların olduğu gibi kalbimizi de besleyen kendi damarları var. Bu damarlardan özellikle kalbe temiz kan sağlayan atardamarlarda demin saydığım risk faktörleri nedeniyle bazı kireçlenmelerin yaptığı daralmalar veya kolesterol plaklarının yerinden kalkması nedeniyle damarda tıkanmalar meydana gelebiliyor. İşte bu tıkanmalar neticesinde kalp kası oksijensiz kalıyor, beslenemiyor ve zarar görmeye başlıyor.

Burada saniyelerin, dakikaların çok büyük önemi var. Bunun nedeni kalp kası öldüğü zaman kendini onaramıyor, yenilenemiyor. Kriz esnasında ani ölümler de olabiliyor. İşte bu nedenle kalp krizinin belirtilerini vatandaşlarımızın çok iyi bilmesi gerekiyor.

Bypass Ameliyatı Kalp Krizinin Komplikasyonlarından Korur Mu?

Bypass ameliyatı

BYPASS AMELİYATI KALP KRİZİNİN KOMPLİKASYONLARINDAN KORUR MU?

Kalp krizi geçirmeden önce ameliyat yaptırma şansını yakalamış olabilirsiniz. Kritik darlıklar olduğu için yaşam kalitesini ve ömrü uzattığı bilimsel olarak kanıtlandığı için bu ameliyat yapılmıştır. Baypas yapıldıktan sonra da eğer hastalarımız kendisine dikkat etmezse sigara içmeye devam ederse, kan basıncını, kolesterolünü ve kan şekerini takip etmezse baypas yaptırmış olsanız bile bu damarlar tekrar tıkanarak yeni bir kalp krizi ile yeni sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Baypaslı bir kişi Kalp krizi geçirdikten sonra demin söylediğim 4 komplikasyonla karşılaşma riski maalesef vardır.

KALP SAĞLIĞI İÇİN NE ZAMAN KONTROLE GİTMELİYİM?

Özellikle ailesinde risk faktörü olan hastalarımız erken kontrole gidecekler. 30-35 yaşından sonra kolesterol, kan şekeri ve kan basıncını kaydedip kontrol altında tutulmasında fayda var. Tütün kesinlikle kullanmayacak, senelik kontrollerine giderek laboratuar tetkiklerini yaptırmaları gerkiyor. Kolesterol vücut için faydalı bir yapı taşıdır onun da belli bir seviyede bulunması gerekiyor ama normalin üzerinde bulunduğu zaman kalp damarlarında kireçlenmeler tıkanmalar veya plakların kopması ile ciddi kalp krizlerine neden olabiliyor.  Bu ilaçların faydası kanıtlanmış ve ispatlanmıştır. Bilimsel olmayan yazılarla ve kendini diyetisyen olarak lanse eden insanların sözlerinden lütfen uzak durun bilime kulak verin.

 

KALP KRİZİ SONRASI KORONER BYPASS AMELİYATINDA ROBOTİK CERRAHİ KULLANILIYOR MU?

İman tahtasını kesmeye gerek kalmadan sol memenin altında küçük bir kesi yardımı ile atan kalpte koroner bypass ameliyatını Da Vinci robotu yardımı ile gerçekleştiriyoruz. İman tahtası kesilmediği için iyileşme süresi çok hızlı oluyor ve ağrı şikayetleri daha az oluyor. Hastalar 1 gün yoğun bakımda 3 gün serviste kalıp hastaneden taburcu olabiliyor. Hastalarımız ameliyattan 1-2 hafta sonra sosyal hayatlarına, gündelik işlerine ve cinsel hayatlarına sorunsuz başlayabiliyorlar. Hastalarımıza, ameliyattan önce yaptığınız bütün faaliyetleri yapmanızda bir sakınca yok diyerek taburcu edebiliyoruz. Konvansiyonel yani klasik yöntemle iman tahtasını keserek yapılan ameliyatlarda bu süre iki ayı bulabiliyor. Uygun hastalarda robotik cerrahinin konforunu ve rahatlığını bypass olacak hastalarımıza yaşatmak dileği ile Sağlıcakla kalın.

Kendi küçük hasarı büyük

Prof. Dr. İhsan Bakır: Basit bir boğaz enfeksiyonu kalp yetmezliğine neden olabilir.

Kışın zirveye ulaşan viral ya da bakteriyel salgınlar yalnızca solunum yolu enfeksiyonları değil, kalp hastalıkları açısından da risk yaratıyor. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Robotik Kalp Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İhsan Bakır, hem viral hem de bakteriyel enfeksiyonların çocukların kalbini tehdit ettiğini belirterek “Basit bir grip dediğiniz şey miyokardit veya endokartid gibi tehlikeli kalp hastalıklarına neden olabilir” uyarısında bulundu.

Viral enfeksiyon hastalıklarının kalbi etkilediğinde, kalbin kasılmasını engelleyen, gerçekten ağır seyreden tablolara yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Bakır, “Ejeksiyon fraksiyonu dediğimiz kalbin motor fonksiyonunu düşüren miyokardit (kalp kası iltihabı) adını verdiğimiz hastalıklara yol açabiliyor. Bakteriyel enfeksiyonlardan ise halk arasında Beta virüsü olarak bilinen ama aslında bir bakteri olan A Grubu Beta hemolitik streptokokların yol açtığı enfeksiyonlar, kalbin endokardit yüzünü, yani iç katmanını ve kalp kapaklarını etkileyebiliyor” diye konuştu.

ANTİBİYOTİK DİRENCİ 

Bu enfeksiyonların tedavisinde mutlaka boğaz veya idrar kültürü alınması ve mikroba spesifik antibiyotik kullanılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Bakır, şöyle devam etti:

“O mikroba etkili olan antibiyotik, yapılan kültür neticesinde anlaşılıyor. Bir de özellikle idrar yolu enfeksiyonlarında sıkça kullanılan florokinolon dediğimiz bir antibiyotik grubu var. Son çıkan yayınlardan sonra Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA da bir uyarı yayımlayarak bu grup antibiyotiklerin tehlikelerine işaret etti. Florokinolon grubu antibiyotiklerin hızlı etkili olsa da hücrenin genetiğini bozduğu ve aort damarında genişleme, diseksiyona neden olarak aort yırtılması sonucu hastaların kaybedilmesine sebep olabileceği tespit edildi. Bakteriyel enfeksiyonlarda tedavide antibiyotik seçeneği halen var. Antibiyotik direnci dünyanın da ülkemizin de en büyük problemlerinden biri. Avrupa’da kesinlikle reçetesiz antibiyotik satılmaz, Türkiye’de son 2 yıldır bu uygulamaya geçildi. Bu nedenle de biz senelerce antibiyotiklere direnç geliştirdik.

Çünkü bilinçsiz ilaç tüketimi çok oldu. OECD ülkeleri içinde en fazla direnç geliştiren ülkeyiz şu anda. Böyle giderse 10 yıl sonra bu antibiyotikler de işe yaramayacak. Boğaz enfeksiyonlarının kalp açısından risk yaratmaması için bir an önce tedavi edilmesi gerekiyor. Yani boğazda enfeksiyon var ama bu, kana da yayılmış mı? Şayet enfeksiyon kalp kasını veya kapakları tuttuysa mutlaka bir ekokardiyografide (EKO) ortaya çıkıyor. Çünkü oradaki mikrobik partiküller, zamanla büyüyerek EKO’da görünür hale geliyor. Bu tür mikrobik tümörler iki santimetrenin üzerindeyse ve hareketli kitlelerse mutlaka ameliyat gerekiyor.

İKİ CM’NİN ÜSTÜNDEYSE

Eğer bu kitle yerinden kopup vücudun başka bir bölgesine atacak şekilde ise ve büyüklüğü de iki santimetrenin üzerindeyse ameliyat kaçınılmaz oluyor. İki santimetreden daha küçükse ilaç tedavisiyle biraz küçülmesini bekliyoruz ve kan sulandırıcı ilaçlar vererek hem oradaki mikrobik tümöral kitlenin küçülmesini, hem de kandaki mikrobun konsantrasyonunun azalmasını bekliyoruz. 6 hafta içinde bir küçülme olmazsa hastada cerrahi şansının mutlaka kullanması gerekiyor. Çünkü sonuçta bu mikrobik ajanlar oradaki dokuyu yiyor, yani kalp dokusuna zarar vermeye başlıyor ve o zaman kapakta yetersizlikler gelişiyor.”

KAHVALTI ÇOK ÖNEMLİ

Alınabicek basit önlemlerle hastalıklardan korunmanın mümkün olabileceğini anlatan Prof. Dr. Bakır, “Bu enfeksiyonların hangi çocukta kalp hastalığına yol açabileceğini önceden tam olarak bilmemiz mümkün değil tabii ki. Ama en azından hastalık veya salgın durumunda çocuğu en az bir hafta okula göndermemek, evde hasta biri varsa kişisel eşyasını ayırarak hastalığın yayılmasını engellemek, çocuk tam olarak iyileşip bir doktordan okula gidebilir raporu almadan okula yollamamak, riski azaltmak açısından fayda sağlayacaktır. Ayrıca bakteriyel enfeksiyonlardan mutlaka korumamız gerekiyor. İlkokul, ortaokul çağındaki çocuklarda kahvaltı çok önemli. Sabah kahvaltısını çok güçlü yapmalılar. Bu yaş grubunda aşılama da önemli, özellikle yaşlı hasta grubunda ve çocuklarda herhangi bir salgın durumunda aşılama şart” dedi.

“Oruçla metobolizma dinlenir”

Robotik Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İhsan Bakır, hangi tür kalp hastası olursa olsun, düzenli ilaç kullanmak zorunda olan hastaların oruç tutmak için ilaçlarını aksatmaması gerektiğini söyledi. Oruç tutmanın aslında metabolizma açısından çok faydalı olduğunu kaydeden Bakır, “Aç kalınca vücut pankreasa insülin salgıla emri vermez. Bu, organlar için bir nevi dinlenmedir aslında. Sadece yılda 1 aylık bir periyod için değil orucun yıl içine yayılarak belki haftada 1 gün de olsa tutulması gerektiğini düşünüyorum. Hem metabolizma dinlenir hem de bir nevi ramazan ayına hazırlık yapar” diye konuştu.

Kaynak: inegolonline.com/saglik/haber/orucla-metobolizma-dinlenir-1223889/

Prof. Dr. Bakır: Oruçla Metobolizma Dinlenir

Prof. Dr. İhsan Bakır, hangi tür kalp hastası olursa olsun, düzenli ilaç kullanmak zorunda olan hastaların oruç tutmak için ilaçlarını aksatmaması gerektiğini söyledi.

Kaynak: hastane.com.tr/saglik/prof-dr-bakir-orucla-metobolizma-dinlenir.html

Prof. Dr. Bakır: Oruçla metobolizma dinlenir

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümü’nden Robotik Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İhsan Bakır, hangi tür kalp hastası olursa olsun, düzenli ilaç kullanmak zorunda olan hastaların oruç tutmak için ilaçlarını aksatmaması gerektiğini söyledi. Oruç tutmanın aslında metabolizma açısından çok faydalı olduğunu kaydeden Bakır, “Aç kalınca vücut pankreasa insülin salgıla emri vermez. Bu, organlar için bir nevi dinlenmedir aslında. Sadece yılda 1 aylık bir periyod için değil orucun yıl içine yayılarak belki haftada 1 gün de olsa tutulması gerektiğini düşünüyorum. Hem metabolizma dinlenir hem de bir nevi ramazan ayına hazırlık yapar” diye konuştu.

Kaynak: memurlar.net/haber/827909/prof-dr-bakir-orucla-metobolizma-dinlenir.html

Prof. Dr. Bakır: Oruçla metobolizma dinlenir

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümü’nden Robotik Kalp Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İhsan Bakır, hangi tür kalp hastası olursa olsun, düzenli ilaç kullanmak zorunda olan hastaların oruç tutmak için ilaçlarını aksatmaması gerektiğini söyledi.

Kaynak: kamudanhaber.net/guncel/prof-dr-bakir-orucla-metobolizma-dinlenir-h398005.html

“Oruçla metobolizma dinlenir”

Oruç tutmanın aslında metabolizma açısından çok faydalı olduğunu kaydeden Bakır, “Aç kalınca vücut pankreasa insülin salgıla emri vermez. Bu, organlar için bir nevi dinlenmedir aslında. Sadece yılda 1 aylık bir periyod için değil orucun yıl içine yayılarak belki haftada 1 gün de olsa tutulması gerektiğini düşünüyorum. Hem metabolizma dinlenir hem de bir nevi ramazan ayına hazırlık yapar” diye konuştu.

Kaynak: acunn.com/amp/saglik/orucla-metobolizma-dinlenir-1133731-haber